Hacettepe Üniversitesi Yapay Zeka Topluluğu, Hacettepe Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü bünyesinde 2018-2019 eğitim öğretim yılında faaliyete geçmiş bir topluluktur.

Genel anlamda yapay zeka ve bilişim sektörünün ilgi duyulan ve talep edilen alanlarıyla ilgili oluşturulabilen imkânlar dahilinde faaliyet göstermektir. Bu alanların içeriklerini, öğrenciler tarafından eğitim ve kariyer hayatları ile harmanlayacak hâle getirip bu hedefte eğitimler, etkinlikler, söyleşiler, yarışmalar düzenleyip grup çalışmalarıyla faaliyetler göstererek öğrencilerin hedeflediği yerlere gelmesinde büyük katkılar sağlamayı amaçlar.
 

Bize Ulaşın

contact@hacettepeaiclub.com

Makale

Yapay Zeka ve Hukuk İlişkisi

Yapay zekâ ve hukuk ilişkisine başlamadan önce bu kavramların tanımlarını yapmak faydalı olacaktır.

Yapay zekâ; bilgisayar bilimlerinde, genel olarak insanların gösterdiği doğal zekânın aksine, makineler veya bilişim sistemleri tarafından gösterilen akıl yürütme olarak ifade edilmektedir.

Hukuk; toplumu düzenleyen ve devletin yaptırım gücünü belirleyen yasaların bütünüdür. Bu yasalardan sorumlu olan varlıklar ise bu yasalar çerçevesinde sorumlu tutulabilecek iradeye sahip olmalıdır. Yapay zekâ ve hukuk arasındaki, anlaşılması ve üzerinde ciddi çalışmalar yapılması gereken en önemli konu budur. 

Yapay zekâ ve hukuk ilişkisi arasında akla gelen ilk soru yapay zekânın kişi olma olgusunu karşılayıp karşılamayacağıdır. Hukuki olarak kişi kavramı hakları ve borçları olan varlıklardır. Bunun yanı sıra kişilik kavramı karşımıza çıkar. Bu kavram ise hak ve borçlara sahip olan varlıkların aynı zamanda bu hak ve borçlara sahip olabilmek için hukuki olarak işler yapabilme kabiliyetini gerektirir. Bu açıdan bakıldığında yapay zekânın hangi konumda olduğunu belirlemek çok önemlidir çünkü insanlar arasındaki ilişkileri düzenleyen hukuk düzeni bozmayacağı düşünülen kişileri kapsar. Hak, kişi ve irade kavramları birbiriyle doğrudan bağlantılıdır. Bu yüzden iradesi olan insanlar kişidir ve iradesi olmayan varlıklara kişi niteliği verilemez. 

Yapay zekâ ve hukuk arasındaki diğer bir sorun ise ‘’sorumluluk’’ sorunudur. Hukuki açıdan aykırı olan davranışlar konusunda yapay zekânın sorumluluğu kimde olacak? Bu soruya cevap vermeden önce  asıl belirlememiz gereken şey bir önceki paragrafta da belirttiğim gibi yapay zekânın kişi olup olmadığı sorunudur. Bu konu ise hâlen tartışılmakta olan önemli bir konudur ve bilim geliştikçe bu konu hakkında daha doğru ve net kararlar verileceğini düşünüyorum. Yapay zekânın hukuki açıdan aykırı davranışlarının sorumluluğuna dönecek olursak yapay zekânın kendine özgü bir elektronik kişi olup olmadığına dair bir bilgi olmadığından bu konuda sorumluluğun kimde olacağına dair bazı görüşler mevcuttur.

Örneğin 1981 yılında Japonya’da Kawasaki firmasında bir çalışan olan Kenji Urada’nın ölümü üzerinden değerlendirme yapabiliriz. Urada fabrikadaki robotların bakımı ile ilgilenen bir işçidir. Urada bakım işini yaparken robotu kapatmayı unutur ve robot kendisinin faaliyetlerini engellediğini düşünerek Urada’nın kafasına vurur ve Urada hayatını kaybeder. Bu durumda kullanıcının ve robot üreticisinin ihmalleri göz önünde bulundurulabilir. Robot üreticisinin kasıtlı olarak bu programı yapıp yapmadığına veya bu durumu ele alıp almadığına veya bu durum hakkında bir bilgilendirme yapıp yapmadığına bakılabilir. Bunun yanı sıra işçinin de ihmali göz önünde bulundurulur ve bu tarz sorunların kendisine bildirildiği halde özensiz davranıp davranılmadığına bakılabilir. Ceza hukuku açısından bu tarz değerlendirmeler üzerinde durulabilir.

Avrupa Birliğinin sorumluluk konusundaki çalışmaları ise şu yöndedir: 

2012 yılında ‘’euRobotics’’ adlı Avrupa Birliği çatısı altında bulunan çalışma ekibi ‘’Elektronik Kişilik’’ fikrini ortaya atmıştır. Bu fikir üretici ve satıcıyı kapsar. Sorumluluk konusunda yararlı çözümler sunar. Yapay zekânın unsurları ve robotların bir sicile kaydedilmesi ve oluşabilecek kayıpların bu işe ayrılan fondan giderilmesi öngörülmüştür. Bu bakımdan yapay zekâ sistemlerinin kullanıldığı uygulamalar, sözleşmeler vs. gibi konularda oluşabilecek sorunlarda kullanıcılar ve üreticiler arasında güven ortamı oluşur ve oluşabilecek zararlar karşılanabilir.

Özet olarak şunu söyleyebiliriz ki, şu an bir bilince ve iradeye sahip olmadığı söylenen yapay zeka ileride bu iradeye sahip olabilir. Bu durum ileride insanlık için büyük sorunlar ve aynı zamanda büyük faydalar da getirebilir. Bu konunun daha iyi ele alınması için ülkemizde yapay zekâ çalışmaları için altyapı kurulması ve ülkemize ait çalışmalar gerçekleştirilmelidir. Hukuk fakültelerimiz de bu konuda dersler vermeli ve halihazırda verilen dersleri gelişen teknolojiye göre güncellemelidir.


Kaynak

Yazar

Emre Doğan

Bir yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir